Diş Eti Büyümesi Nedir?
Diş eti büyümesi — tıbbi adıyla gingival hiperplazi veya gingival hipertrofi — diş etlerinin normalden fazla büyümesi ve dişlerin bir kısmını örtmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Kadıköy ve İstanbul’daki hastalarımız bu şikayetle zaman zaman kliniğimize başvurmaktadır. Kimi zaman ağrı ya da kanama eşlik etmez, bu nedenle uzun süre fark edilmez. Ancak tedavi edilmediğinde diş kayıplarına, ciddi enfeksiyonlara ve estetik problemlere zemin hazırlayabilir.
Bu rehberde gingival hiperplazinin tüm boyutlarını ele alacağız: nedenlerini, nasıl ilerlediğini, hangi tedavi seçeneklerinin mevcut olduğunu ve kliniğimizde Kadıköy’de nasıl bir yaklaşım uyguladığımızı. Bilgi sahibi bir hasta, tedavi sürecinde çok daha etkin rol oynar.

Gingival Hiperplazi Nedir?
Diş etleri normalde dişleri yaklaşık 1–3 mm kadar örter; bu “normal sulkus derinliği” olarak bilinir. Gingival hiperplazide ise diş eti dokusu anormal biçimde çoğalarak dişlerin daha fazlasını örtmeye başlar. Bu büyüme;
- Ağız hijyenini güçleştirir (plak ve bakteri birikmesi kolaylaşır)
- Periodontal hastalığın gelişimini hızlandırır
- Konuşma ve çiğneme işlevini olumsuz etkileyebilir
- Estetik kaygılara yol açar (özellikle ön dişlerde)
Büyümenin türü de önemlidir: hiperplazi hücre sayısındaki artışı (proliferasyon), hipertrofi ise tek tek hücrelerin büyümesini ifade eder. Klinik pratikte her iki durum da “gingival büyüme” veya “diş eti büyümesi” olarak adlandırılır ve tedavi yaklaşımı benzerdir.
Diş Eti Büyümesinin Nedenleri
Gingival hiperplazinin birden fazla olası nedeni vardır. Bunların bir kısmı doğrudan kontrol edilebilirken bir kısmı sistemik faktörlere bağlıdır. En sık karşılaşılan nedenler dört ana başlık altında toplanabilir:
1. İlaç Kaynaklı Gingival Hiperplazi (En Sık Neden)
İlaç kaynaklı diş eti büyümesi tüm gingival hiperplazi vakalarının önemli bir bölümünü oluşturur. En çok suçlanan ilaç grupları şunlardır:
| İlaç Grubu | Örnek Etken Maddeler | Kullanım Alanı |
|---|---|---|
| Kalsiyum kanal blokerleri | Nifedipin, Amlodipin, Verapamil | Hipertansiyon, kalp hastalıkları |
| Antiepileptik (antikonvülzan) | Fenitoin (Dilantin) | Epilepsi, nöbet bozuklukları |
| İmmunosupresifler | Siklosporin A | Organ nakli, otoimmün hastalıklar |
2. Enflamasyona Bağlı Diş Eti Büyümesi
Plak ve diş taşının birikmesi, bakteri toksinleriyle süregelen bir kronik enflamasyona zemin hazırlar. Uzun süreli gingivitis ve periodontitis süreçlerinde diş eti dokusu ödem ve fibröz değişiklikler nedeniyle kalınlaşır, büyür. Bu tip büyüme, ağız hijyeni iyileştirildiğinde kısmen geri dönüşümlüdür; ancak ilerlemiş vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir.
3. Hormonal Değişiklikler
Puberte, gebelik ve menopoz dönemlerinde dişetleri hormonal dalgalanmalara karşı oldukça duyarlıdır:
- Gebelik gingiviti: Progesteron artışı diş eti damarlarının geçirgenliğini artırır; enflamatuvar yanıt şiddetlenir. Gebeliğin 2. trimesterinde belirginleşir, doğum sonrası çoğunlukla geriler.
- Puberte gingiviti: Ergenlikte hormon düzeyleri yükseldikçe diş etleri kızarır, şişer ve kolayca kanar.
- Menopoz: Östrojen azalmasıyla ağız mukozasının savunma kapasitesi düşer, diş eti dokusu değişkenleşir.
4. Sistemik Hastalıklar ve Genetik Nedenler
Bazı sistemik durumlar ve nadir genetik bozukluklar da gingival büyümeye yol açabilir:
🩸 Lösemi
Lösemik hücrelerin diş eti dokusuna infiltrasyonuyla oluşan büyüme. Acil sistemik değerlendirme gerektirir.
🧬 Gingival Fibromatozis
Nadir otozomal dominant veya resesif geçişli genetik hastalık. Kapsamlı dişeti büyümesine yol açar.
💊 Crohn Hastalığı
İnflamatuvar bağırsak hastalığı; ağız içi granülamatöz lezyonlarla ve diş eti büyümesiyle seyredebilir.
🦠 HIV/AIDS
İmmün sistem baskılanması nedeniyle fırsatçı enfeksiyonlar ve atipik gingival lezyonlar görülebilir.
Diş Eti Büyümesinin Belirtileri
Gingival hiperplazinin belirtileri büyümenin tipine ve şiddetine göre değişir. Bazı vakalarda hasta hiçbir ağrı hissetmeksizin yıllarca büyümeyle yaşar. İşte en sık karşılaşılan bulgular:
🔵 Diş eti genişlemesi
Diş eti dokusu dişlerin daha fazlasını örter; dişler “kısa” görünebilir.
🔴 Kızarıklık ve kanama
Fırçalama veya yemek sırasında kolayca kanayan, kırmızımsı şiş diş etleri.
🟡 Hassasiyet
Sıcak-soğuk ve dokunmaya hassasiyet; bazı vakalarda hiç ağrı olmayabilir.
⚫ Kötü nefes (halitoz)
Büyüyen diş eti cepler oluşturur; bakteri birikimi ağız kokusuna yol açar.
🟣 Yutma/konuşma güçlüğü
Ağır vakalarda büyüme okkluzyonu, konuşmayı ve çiğnemeyi bozabilir.
🟤 Renk değişikliği
Sağlıklı pembe yerine mor-kırmızı veya beyazımsı diş eti rengi görülebilir.
Ani başlayan şiddetli diş eti büyümesi, dişlerin hızla kaplanan ve ateş, halsizlik, morarma eşliğinde görülen bulgular lösemi gibi ciddi sistemik hastalıkların habercisi olabilir. Bu durumda öncelikle sistemik değerlendirme yapılmalıdır.

Tanı Süreci: Diş Hekimi Muayenesinde Neler Yapılır?
Gingival hiperplazi tanısında klinik muayene merkezi bir rol oynar. Dr. Ceren Karadağ kliniğinde uygulanan tanı adımları şu şekilde sıralanabilir:
- 1Ayrıntılı anamnez
Kullandığınız ilaçlar, sistemik hastalıklar, gebelik durumu, şikayetlerin başlangıç tarihi ve ağız hijyen alışkanlıkları sorgulanır. - 2Klinik periodontal muayene
Cep derinliği ölçümleri (prob ile), kanama indeksi, plak indeksi ve diş eti çizgisi haritalanır. - 3Radyolojik değerlendirme
Alveol kemik kaybını değerlendirmek için panoramik röntgen veya periapikal filmler çekilir. - 4Gerektiğinde biyopsi
Atipik klinik görünümlerde (lokalize büyüme, olağandışı renk, ani başlangıç) malignite veya özel patolojiyi dışlamak için doku örneği alınır. - 5Sistemik yönlendirme
Lösemi, Crohn hastalığı veya hormonal bozukluk şüphesi varsa ilgili uzmana sevk yapılır.

Diş Eti Büyümesi Nasıl Tedavi Edilir?
Tedavi planı nedensel faktöre, büyümenin yaygınlığına ve hastanın genel sağlık durumuna göre bireyselleştirilir. Genel prensip: önce nedenle mücadele, ardından doku normalizasyonu.
1. Non-Cerrahi (Konservatif) Tedavi
Enflamasyona bağlı vakalarda ve ilaç kaynaklı hafif büyümelerde ilk adım her zaman konservatif yaklaşımdır:
- Profesyonel diş taşı temizliği (scaling): Plak ve diş taşı ortadan kaldırılarak enflamatuvar uyarı kaynağı elimine edilir.
- Kök yüzeyi düzleştirme (root planing): Kök yüzeyine yapışmış bakteri ve toksinler temizlenerek dokuların iyileşmesi desteklenir.
- Ağız hijyeni eğitimi: Doğru fırçalama tekniği, diş ipi ve ara yüz fırçası kullanımı öğretilir. Bu adım tedavinin sürdürülebilirliği için hayatidir.
- Antiseptik ağız gargara ve jel: Klorheksidin içeren ürünler kısa dönemde bakteri yükünü düşürür; diş eti iltihabının gerilemesini hızlandırır ve hasta konforu artırır.
- İlaç değişikliği: İlaç kaynaklı hiperplazide, neden olan ilacın internist veya nörolog ile koordineli olarak değiştirilmesi değerlendirilebilir. Bu karar mutlaka reçete eden hekim tarafından alınmalıdır.
Konservatif tedaviyle 4–8 hafta içinde yanıt alınamazsa veya büyüme fibröz (sert) karakterdeyse cerrahi tedaviye geçilir.
Diş Eti Büyümesi Belirtileri mi Var?
Kadıköy kliniğimizde klinik muayene ve periodontal değerlendirme ile size özel tedavi planı oluşturuyoruz.
Randevu Al →2. Cerrahi Tedavi: Gingivektomi
Gingivektomi, fazla diş eti dokusunun cerrahi olarak çıkarıldığı işlemdir. Gingival hiperplazinin cerrahi tedavisinde altın standarttır.
Geleneksel (Bistüri ile) Gingivektomi
Lokal anestezi altında fazla diş eti dokusu bistüri ile kesilip kaldırılır. Sütürler 7–10 günde alınır. Deneyimli ellerde güvenli ve öngörülebilir bir prosedürdür.
Lazer Gingivektomi
Diyot veya Er:YAG lazer kullanılarak gerçekleştirilen gingivektomide avantajlar önemlidir:
- Minimal kanama — lazer dokuyu keserken damarları eş zamanlı koagüle eder
- Daha az post-operatif ağrı ve ödem
- Sütür gerektirmez (çoğu vakada)
- İyileşme süreci daha kısa ve konforlu
- Steril çalışma alanı — lazer bakterisidal etki gösterir
| Geleneksel Gingivektomi | Lazer Gingivektomi | |
|---|---|---|
| Anestezi | Lokal anestezi | Lokal anestezi |
| Kanama | Orta düzeyde | Minimal |
| Sütür | Gerekli | Genellikle gerekmiyor |
| İyileşme süresi | 7–14 gün | 5–10 gün |
| Post-op ağrı | Orta | Az |
| Uygulama kolaylığı | Standart | Hassas kontür |
3. Gingivektomi Sonrası İyileşme
İşlem sonrası ilk 48–72 saat en kritik dönemdir. Hastaların uyması gereken temel kurallar:
- İşlem bölgesine sert gıda tüketiminden kaçının; yumuşak, ılık besinler tercih edin
- Sigara ve alkol iyileşmeyi geciktirir; en az 10–14 gün uzak durun
- Reçete edilen ağrı kesici ve antiseptik gargarayı düzenli kullanın
- İşlem bölgesini fırçalamayın; yumuşak tampon veya pamuk uygulayın
- 5–7. günde kontrol muayenesine gelin (lazer vakalarında bu süre değişebilir)
Diş Eti Büyümesinden Korunma: Önleyici Adımlar
Gingival hiperplazinin tüm nedenlerini engellemek her zaman mümkün olmasa da riskini önemli ölçüde azaltabilirsiniz:
🪥 Günde 2 Kez Fırçalama
Florürlü diş macunuyla, dişeti hizasından başlayarak, dairesel hareketlerle en az 2 dakika fırçalama.
🧵 Diş İpi / Arayüz Fırçası
Dişler arası plak birikimini engeller. Gingival büyüme riskindeki hastalarda su flosser da etkilidir.
📅 6 Ayda Bir Kontrol
Erken dönemde saptanan gingivitis veya büyüme, konservatif tedaviyle kolayca geri döndürülebilir.
💊 İlaç Kullanımını Bildirin
Risk taşıyan ilaç kullanıyorsanız diş hekiminize mutlaka bildirin; daha sık kontrol planlanır.
🚭 Sigara Kullanmayın
Sigara diş eti hastalığını hızlandırır, cerrahi sonrası iyileşmeyi geciktirir.
🤰 Gebelikte Ekstra Dikkat
Hormonal değişimler nedeniyle gebelikte 3 ayda bir diş hekimi kontrolü önerilir.
Gingival Büyüme Şiddet Sınıflandırması
Gingival büyümenin yaygın olarak kullanılan sınıflandırması, tedavi kararını yönlendirmek açısından kritik öneme sahiptir. Miller ve Damm sınıflandırmasına göre üç derece tanımlanmıştır:
| Derece | Klinik Bulgu | Tedavi Yaklaşımı |
|---|---|---|
| Grade I (Hafif) | Papil bölgesinde sınırlı büyüme; dişin 1/3’ünden azını örter | Profesyonel temizlik + hijyen eğitimi |
| Grade II (Orta) | Papil + marjinal diş eti büyümesi; dişin 1/3–2/3’ünü örter | Scaling + root planing; gerekirse cerrahi |
| Grade III (Ağır) | Papil + marjinal + yapışık diş eti büyümesi; dişin 2/3’ünden fazlasını örter | Gingivektomi zorunlu |
Bu sınıflandırma, tedavinin nasıl planlanacağı konusunda yol göstericidir. Grade I vakalarda cerrahi çoğunlukla gerekmezken Grade III vakalarda gingivektomi kaçınılmazdır. Bunun yanı sıra büyümenin fibröz (sert, soluk pembe) mi yoksa enflamatuvar (yumuşak, kırmızı) mi olduğu da cerrahi kararını etkileyen önemli bir etkendir.
Diş Eti Büyümesi ve Çocuklar
Gingival hiperplazi yetişkinlere özgü bir durum değildir; çocuk ve ergenler de risk altındadır. Çocuklarda en sık karşılaşılan nedenler şunlardır:
- Puberte gingiviti: Hormon dalgalanmaları nedeniyle ergenlik döneminde yaygındır. Ağız hijyeninin yeterli tutulmasıyla çoğunlukla kontrol altına alınır.
- Fenitoin kullanımı: Epilepsi tedavisinde fenitoin alan çocuklarda belirgin diş eti büyümesi görülebilir. Bu çocukların 3 ayda bir periodontal kontrolü şarttır.
- Erüpsiyon gingiviti: Süt dişlerinin düşüp kalıcı dişlerin çıkması sırasında lokal enflamasyon ve büyüme görülebilir; genellikle geçicidir.
- Gingival fibromatozis: Nadir görülen ve genetik geçişli bu hastalık bebeklik veya erken çocukluk döneminde başlayabilir; dişlerin sürmesini engelleyecek kadar ilerleyebilir.
Çocuklarda diş eti büyümesi gözlemlendiğinde ebeveynlerin paniklemesine gerek yoktur; ancak vakit kaybetmeden diş hekimine başvurmaları önemlidir. Erken müdahale, dişlenme sürecini ve uzun vadeli ağız sağlığını korumada belirleyici rol oynar.
Diş Eti Büyümesi ve Genel Sağlık İlişkisi
Ağız sağlığı ile genel sağlık arasındaki bağ giderek daha iyi anlaşılmaktadır. Gingival hiperplazi bu bağı somutlaştıran önemli örneklerden biridir:
Lösemili hastalarda diş eti büyümesi bazen hastalığın ilk bulgusu olabilir — yani bir diş hekimi, sistemik kanserin habercisini ağız içinde saptayabilir. Benzer şekilde Crohn hastalığı, sarkoidoz ve granülomatöz hastalıklar da ağız içi lezyonlar ve gingival büyümeyle seyredebilir. Bu nedenle diş hekimliği muayenesi, genel sağlık değerlendirmesinin önemli bir parçasıdır.
Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize giren ve siklosporin kullanan hastalarda gingival büyüme riski özellikle yüksektir. Bu hasta grubunda diş hekimi ile nefroloji ekibinin koordinasyonu hem ağız hem de genel sağlık açısından yaşam kalitesini korur.
Diş Eti Büyümesi Hakkında Yanlış Bilinenler
❌ “Diş etlerim büyüdüğünde fırçalamayı azaltmalıyım, kanatmasın diye.”
✅ Tam tersi doğrudur. Nazik ama düzenli fırçalama plak birikimini önler. Fırçalamaktan kaçınmak durumu kötüleştirir.
❌ “Diş eti büyümesi sadece yaşlılarda görülür.”
✅ İlaç kullanımı, hormonal değişimler ve yetersiz hijyen nedeniyle her yaş grubunda görülebilir. Çocuk ve gençler de risk altındadır.
❌ “Diş eti büyümesi cerrahi olmadan geçmez.”
✅ Enflamasyona bağlı hafif-orta büyümelerin önemli bir kısmı profesyonel temizlik ve hijyen düzenlemesiyle gerileyebilir. Cerrahi her vakada zorunlu değildir.
❌ “Ameliyattan sonra diş eti bir daha büyümez.”
✅ Neden olan faktör ortadan kaldırılmazsa (ilaç kullanımı devam, hijyen bozuk) büyüme nüks edebilir. Uzun vadeli başarı bakım düzenliliğine bağlıdır.
Gingivektomi Sonrası Uzun Vadeli Bakım ve Takip
Cerrahi tedavi, gingival hiperplazinin son noktası değil; yeni bir başlangıcıdır. Uzun vadeli başarı, cerrahi sonrası uygulanan bakım programına bağlıdır. Kliniğimizde hastalara bireysel bir “periodontal bakım takvimi” oluşturulur:
- İlk 3 ay: Her 6 haftada bir kontrol muayenesi ve profesyonel temizlik. Bu dönemde dokular stabilize olur ve olası nüks belirtileri erken saptanır.
- 3–12. aylar: 3 ayda bir kontrol. Probing derinlikleri, kanama indeksi ve plak birikimi izlenir.
- 1. yıldan sonra: Vakaya göre 4–6 ayda bir periodontal bakım seansı. Ağız hijyeni güçlü olan hastalarda bu aralık uzatılabilir.
İlaç kaynaklı hiperplazide, neden olan ilaç devam ediyorsa en az 3 ayda bir kontrol zorunludur. Bu hastalara ek olarak elektrikli diş fırçası ve su flosser kullanımı önerilir; bu cihazlar plak kontrolünü belirgin biçimde kolaylaştırır.
Uzun vadeli takipte en önemli motivasyon kaynağı hastanın farkındalığıdır. “Nasıl olsa ameliyat oldum, sorunum bitti” düşüncesi en sık yapılan hatadır. Periodontal sağlık; aktif tedavi + düzenli bakım + kaliteli hijyen üçlüsüyle korunur.
Kadıköy’de Diş Eti Büyümesi Tedavisi
Kadıköy’de cerenkaradag.com kliniğimiz, periodontal hastalıklar ve gingival büyüme tedavisinde kapsamlı bir yaklaşım sunmaktadır. Bağımsız bir diş hekiminin güvencesiyle klinik kararlar yalnızca hastanın sağlık çıkarları doğrultusunda verilir. Muayene bulguları, tedavi seçenekleri ve olası riskler hakkında şeffaf bir bilgilendirme politikası benimsenmektedir; her hasta, kendi tedavi kararını bilinçli biçimde verebilmelidir.
İstanbul’un farklı ilçelerinden gelen hastalarımız için Kadıköy’ün merkezi konumu ve toplu taşıma bağlantıları büyük kolaylık sağlamaktadır. Kliniğimizde şu olanaklar sunulmaktadır:
- Lazer destekli gingivektomi
- Dijital periodontal haritalama
- Kapsamlı ağız hijyeni danışmanlığı
- İlaç-diş eti büyümesi ilişkisini yönetmek için internist ile koordinasyon desteği
Sonuç: Erken Müdahale, Uzun Süreli Sağlık
Diş eti büyümesi, erken fark edildiğinde büyük ölçüde kontrol altına alınabilen ve geri döndürülebilen bir durumdur. Tedavi edilmediğinde ise periodontal kemik kaybı, diş sallantısı ve nihayetinde diş kaybına zemin hazırlayabilir.
Herhangi bir ilaç kullanıyorsanız, gebelik sürecindeyseniz ya da diş etlerinizde kızarıklık, kanama veya büyüme fark ettiyseniz vakit kaybetmeden bir diş hekimine başvurmanızı öneririz. Kadıköy kliniğimizde Dr. Ceren Karadağ, periodontal değerlendirme ile size özel bir plan hazırlar. Unutmayın: diş eti sağlığı yalnızca gülüşünüzü değil, genel sağlığınızı da doğrudan etkileyen temel bir sağlık meselesidir. Küçük bir kanama ihmal edildiğinde yıllarca sürecek ciddi bir hastalığa dönüşebilir; oysa erken müdahale hem basit hem de son derece etkilidir.
Diş Eti Sağlığınız İçin Hemen Adım Atın
Gingival hiperplazi tanı ve tedavisi için Kadıköy kliniğimizde randevu alın. İlk muayenenizde durumunuzu birlikte değerlendirelim.
Randevu Al →Sık Sorulan Sorular (SSS)
Diş eti büyümesi kendiliğinden geçer mi?
Gebeliğe bağlı hafif büyümeler doğum sonrası kısmen gerileyebilir; puberte sonrası da benzer düzelme görülür. Ancak ilaç kaynaklı veya enflamasyona bağlı büyümeler kendiliğinden geçmez; mutlaka diş hekimi tarafından değerlendirilip tedavi edilmelidir.
Gingivektomi ameliyatı ağrılı mıdır?
İşlem lokal anestezi altında yapıldığından prosedür sırasında ağrı hissedilmez. İşlem sonrası ilk 1–2 günde hafif-orta düzeyde ağrı normal kabul edilir; reçete edilen ağrı kesicilerle rahatlıkla yönetilir. Lazer gingivektomide post-operatif ağrı geleneksel yönteme kıyasla belirgin biçimde daha azdır.
Diş eti büyümesinde hangi ilaçlar neden olur?
Başlıca suçlanan ilaçlar: fenitoin (antiepileptik), siklosporin A (immunosupresif) ve nifedipin, amlodipin, verapamil gibi kalsiyum kanal blokerleri (antihipertansif). Bu ilaçları kullananların 3–4 ayda bir periodontal kontrol yaptırması önerilir.
Diş eti büyümesi ile diş eti iltihabı aynı şey midir?
Hayır. Diş eti iltihabı (gingivitis), enflamatuvar değişikliklerle karakterize başlangıç evresidir; diş eti büyümesine yol açabilir ama her gingivitiste büyüme olmaz. Diş eti büyümesi (gingival hiperplazi) ise doku kütlesindeki artışı ifade eder ve birden fazla nedeni olabilir.
Gingivektomi sonrası diş eti tekrar büyür mü?
Neden olan faktör devam ederse (örn. ilaç değiştirilmemişse veya ağız hijyeni bozuksa) nüks mümkündür. Bu nedenle cerrahi sonrası 3 aylık periodontal kontrol programı ve hijyen takibi vazgeçilmezdir.
Diş eti büyümesi kalıtsal olabilir mi?
Evet. Gingival fibromatozis adı verilen nadir bir genetik hastalık otozomal dominant veya resesif geçişle aktarılabilir. Bununla birlikte günlük pratikte kalıtsal büyüme nadir görülür; büyük çoğunluk ilaç, enflamasyon veya hormonal etkenlerle ilişkilidir.
Hangi diş hekimi diş eti büyümesine bakar?
Diş eti hastalıkları ve cerrahisi konusunda genel diş hekimleri ve periodontoloji uzmanları değerlendirme ve tedavi yapabilir. Kapsamlı ve tekrarlayan vakalarda periodontoloji uzmanıyla konsültasyon önerilir. Dr. Ceren Karadağ kliniği, Kadıköy’de gingival büyüme tanı ve tedavisi sunmaktadır.
Kaynakça
- Trackman PC, Kantarci A. “Connective tissue metabolism and gingival fibrosis: associations with drug-induced gingival overgrowth.” Crit Rev Oral Biol Med. 2004.
- Seymour RA, Thomason JM, Ellis JS. “The pathogenesis of drug-induced gingival overgrowth.” J Clin Periodontol. 1996;23(3 Pt 1):165-175.
- Subramani T, Rathnavelu V, Yeap SK, et al. “Influence of mast cells in drug-induced gingival overgrowth.” Mediators Inflamm. 2013.
- American Academy of Periodontology. “Gingival diseases: their aetiology, prevention and treatment.” J Periodontol. 1999;70(4).
- Mavrogiannis M, Ellis JS, Thomason JM, Seymour RA. “The management of drug-induced gingival overgrowth.” J Clin Periodontol. 2006;33(6):434-439.
- Martínez-Canut P. “Predictors of tooth loss due to periodontal disease in patients following long-term periodontal maintenance.” J Clin Periodontol. 2015.